KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/28368 E., 2018/6608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 25.10.2010 tarihinde çalışmaya başlayıp iş sözleşmesini 16.05.2014 tarihinde çalışma koşullarının olumsuz olması, sürekli fazla çalışma yaptırılması ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacakları konusunda hesap yapılırken davacı tanıklarının anlatımları dikkate alınmıştır. Söz konusu tanıkların davalı aleyhine dava açtığı ve çıkacak karardan kendilerinin de menfaat sağlayacak durumda oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalı tanık beyanları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/28368, K. 2018/6608, 14 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama