KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/35942 E., 2016/7795 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin sözlü ve haksız olarak feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... vekili; müvekkili şirketin davacının asıl işvereni olmadığını, davacı işçinin müvekkilinden ihale ile iş alan diğer davalı şirketin işçisi olduğunu belirterek öncelikle husumet itirazında bulunmuş, bu talebinin kabul görmemesi halinde davanın esastan reddini istemiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. vekili; müvekkili firmanın davacıyı işten çıkarmadığını, çalışmakta olan işçilerin yeni işveren nezdinde işe başladıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine, sekiz aya kadar ücreti ve diğer hakları tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenmesine ve boşta geçen süre için dört aya kadar ücret ve diğer hakların davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacıya yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığı, ayrıca davalılarca haklı bir fesih sebebinin de ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalıların bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece davacının işe iadesine ve mali sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği halde, dosya kapsamındaki deliller ve yapılan işin niteliği itibariyle, geçerli olduğu anlaşılan alt işverenlik ilişkisine göre, alt işverene iade kararı verilmemesi yerinde değildir.
Öte yandan, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının sekiz aya kadar ücreti ve diğer hakları tutarında belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının kıdemine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/35942, K. 2016/7795, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama