KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/5284 E., 2016/10481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde sona erdirildiğinden bahisle davacının hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, husumet ve yetki itirazında bulunup iş akdinin müvekkili kurum tarafından feshedilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. vekili, yetki ve husumet itirazında bulunarak davacının işyeri düzenini bozduğunu, işten kendisinin ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şirketin davacının işyerini mazeretsiz olarak terkettiği ve işe gelmediğine yönelik iddiasını ispatlayamadığı, sözleşmenin ihalenin alınamaması nedeniyle davalı şirket tarafından feshedildiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği kabul edilerek isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkeme kararının gerekçe bölümünde davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı kabul edilip alacaklardan birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği belirtilmesine karşın hüküm fıkrasının ilgili bentlerinde "davalıdan" denilmek suretiyle belirsizliğe ve çelişkiye yol açılmış olmasıusul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
Açıklanan konu yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/5284, K. 2016/10481, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama