KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/645 E., 2016/6534 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ile manevi tazminat ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten olan ücret ve fazla çalışma alacaklarını alamadığı için nafaka borcunu ödeyemediğinden dolayı cezaevine girdiğini, cezaevine girmesi sebebiyle de davalı tarafından haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem-ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacakları ile manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ederek işten ayrıldığını ve alacağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda fazla çalışma, hafta tatili ve manevi tazminat taleplerinin reddine, kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ve ücret alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, kanuni süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davanın iki şirkete yöneltilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda yalnızca davalı şirketin isminin yer alması,
3-Yıllık izin alacağına hükmedilebilmesi için bir tam hizmet yılının doldurulmuş olması gerektiği ve davacının bir yıl yedi ay hizmet süresi bulunduğu nazarı dikkate alındığında, davacının bir tam hizmet yılı karşılığı ondört gün yıllık izin hakkından doğan alacağı bulunmasına rağmen, yedi aylık süre için de hesaplama yapılmak suretiyle yirmiiki gün üzerinden hesaplama yapılmış olması,
4-Davacının, davalı şirketten ücretini alamaması sebebiyle nafaka borcunu ödeyemediğinden dolayı cezaevine girmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bu durumun davacı açısından haklı fesih sebebi olması hasebiyle davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilemeyeceğinin gözden uzak tutulması, hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/645, K. 2016/6534, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama