KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/10143 E., 2016/14739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, müvekkili şirketin davacının asıl işvereni olmadığını, davacı işçinin müvekkilinden ihale ile iş alan diğer davalı şirketin işçisi olduğunu belirterek öncelikle husumet itirazında bulunmuş, davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, bu ilişkinin varlığının kabulü halinde dahi Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna husumetin yöneltilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunmuş, söz konusu taleplerinin kabul görmemesi halinde davanın esastan reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili firmanın davalı kurumdan ihale ile üstlendiği temizlik işinin süresinin bitmesi ve yeni ihalenin kazanılmaması sebebiyle davacının iş sözleşmesinin davalı bakanlık tarafından feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine, dört aya kadar ücreti ve diğer hakları tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenmesine ve boşta geçen süre için dört aya kadar ücret ve diğer hakların davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacıya yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığı, ayrıca davalılarca haklı bir fesih sebebinin de ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygundur. Ancak, dosya kapsamındaki deliller ve yapılan işin niteliği itibariyle geçerli olduğu anlaşılan alt işverenlik ilişkisine göre, mahkemece davanın mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmemesi ve alt işverene iade kararı verilmemesi isabetsizdir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/10143, K. 2016/14739, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama