KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/13779 E., 2016/15848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti; Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre için dört aya kadar ücret ve diğer haklarının tahsiline karar verilmesi ile işe başlatılmama halinde sekiz aylık ücret tutarında tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalılar İstemlerinin Özeti;
Davalı, davacının kendi şirketlerinin işçisi olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, ....... arasında teknoloji ve hizmet alımı sözleşmesinin akdedildiğini, anılan şirketin davacının işvereni olduğunu, ayrıca davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, davacının kendi şirketleriyle ....... arasındaki hizmet alımı sözleşmesine göre ...............’nin işçisi olarak çalışırken doğum sebebiyle sağlık raporu aldığını ve raporlu olduğu günlerde işe gelmeyerek izin kullandığını, davacının doğum sonrası aldığı sağlık raporunun 15.02.2015 tarihinde sona erdiğini,
davacının 16.02.2015 tarihinde görevine başlaması gerekirken gelmediğini ve 16.02.2015-20.02.2015 tarihlerinde devamsızlık yaptığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı .................... herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti;
Davalı işverence yapılan fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz;
Davalı ............... vekili ve .................... temyiz talebinde bulunmuştur.
Gerekçe;
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, feshin geçerli olup olmadığı ve davacı işçinin asıl işvereninin .................... olduğu ve davanın davacının çalıştığı ...............'ye açılması noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamına göre feshin geçersizliği noktasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte işe iade davasının alt işveren-asıl işveren ilişkisin bulunduğu bir davada, her iki işverene birlikte açılması ve işverenler arasındaki ilişkide davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde iş sözleşmesinin tarafı olmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda, davacının davalı olarak ...............’yi gösterdiği ancak davalının işçisi olmadığını, davalı ile ................ arasında teknoloji ve hizmet alımı sözleşmesinin akdedildiği bu şirketin davacının işvereni olduğu anlaşılmaktadır.
Karar başlığında diğer davalı için dahili davalı denilmiş ise de, işe iade davalarında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olduğu durumda taraf teşkili sağlanması zorunlu olup, mahkemece dava dilekçesi diğer davalıya tebliğ edilerek davadan haberdar olarak taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkemece asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli kabul edildiği halde davacının hangi davalıya ait işyerine iade edildiği kararda belirtilmemiştir.
Davacı alt işveren olan davalı şirketin işçisi olduğuna göre anılan davalıya ait işyerine iadesine karar verilmelidir. Mahkeme kararında “davacının işe iadesine” şeklinde karar verilmesi hükmün infazında davalılar arasında karışıklığa sebep olacağından bu şekilde hüküm kurulması hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/13779, K. 2016/15848, 1 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama