KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/18638 E., 2019/16449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK-TAZMİNAT
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini alacaklarının ödenmediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile birtakım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, iş akdinin işveren tarafından sonlandırıldığını iddia etmiş, davalı ise davaya cevap vermemiştir. Mahkemece çelişkili gerekçe ile hem davacının iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle kıdem tazminatına hükmedilmiş, hem de davacının ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle işten kendisinin çıktığı kabul edilerek ihbar tazminatı reddedilmiştir. Feshin haklı ya da geçerli bir sebebe dayandığının ispat yükümlülüğü işverene ait olup somut olayda, davalı fesih konusunda herhangi bir bilgi ve belge sunmamış, ispat yükümlüğünü yerine getirememiştir. Bu nedenle davacının iş akdinin haklı neden olmadan feshedildiği anlaşılmakla, davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken çelişkili gerekçeyle reddi hatalı olmuştır.
3- Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı işçi, davalıya ait işyerinde 8 yıl 11 ay 12 gün satış müdürü olarak net 2.500,00 TL aylık ücretle çalıştığını iddia etmiş olup Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından sigorta priminin asgari ücret üzerinden yatırıldığı görülmektedir. Davacıyla aynı yerde çalışan davacı tanığı ... da davacının ücretle ilgili beyanını doğrulamıştır. Bu durumda davacının kıdemi, yaptığı iş ve dosya kapsamındaki tüm belgelere göre davacının aylık ücretinin net 2.500,00 TL olduğu kabul edilerek bu doğrultuda yapılan hesaba göre hüküm kurulması doğru olacaktır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/18638, K. 2019/16449, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama