KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/24699 E., 2016/22709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. Mahkemece, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, davalı kurum ve davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında yapılan işin niteliği itibariyle davalı kurum ve davalı şirket arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. ve 7. maddelerine uygun ve geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının alt işverene iadesi gerekmekte olup işçilik alacaklarından ise asıl işveren-alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alt işverene iade edildiğinin açıkça belirtilmeksizin hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/24699, K. 2016/22709, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama