KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/24746 E., 2019/22868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde ekspres şoförü olarak çalıştığı, Belediye iş sendikası üyesi olduğu, haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğu, TİS 41. md. gereğince yağ, su antifiriz, akaryakıt ikmali ile araç dış temizliği yapması gerektiği, bu görevleri yerine getirmesine rağmen günlük 2 saatlik fazla mesai ücretinin ödenmediği iddiası ile fazla mesai ücreti alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Birleşen dava yönünden zamanaşımı def'in dikkate alınması gerekip gerekmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; karara dayanak alınan rapora göre hesaplanan tutar üzerinden bakiye alacakların tahsili istemi ile açılan ve bu dava birleşen dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmediği, birleşen davada verilen kararın tebliğ edildiği, davalı vekilince de 21/06/2016 uyap kayıt tarihli dilekçe ile birleşen dava yönünden süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu halde, mahkemece zamanaşımı dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalının birleşen davaya karşı zamanaşımı defi dikkate alınarak bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/24746, K. 2019/22868, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama