KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/2550 E., 2019/402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı Kanun'un 176. maddesinin birinci fıkrasına göre “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.”
Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine imkan tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur.
Öğretide ise ıslah, yukarıdaki tanıma benzer, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesi olarak tanımlanmıştır (..., Hukuk Muhakemeleri Usulü, ...:IV, ... 2001, s. 3965; .../.../... ... Medeni Usul Hukuku Esasları, ... 2009, s. 266; .../.../,, Medeni Usul Hukuku, ... 2009, s.361; Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, Cilt: I-II, ... 1997, s. 549; ...Hukuk Yargılamasında Islah, ... 2010, s.1'de aktarılan tanımlar ve yazarlar; ..., Medeni Yargılama Hukukunda Islah, ... 2010, s.49-50'de aktarılan tanımlar ve yazarlar).
6100 sayılı Kanun'un 180. maddesine göre de, davanın tamamen ıslahı durumunda, yeni bir dava dilekçesi verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, dava her ne kadar belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de, davanın 16/09/2015 tarihinde tamamen ıslahı suretiyle, davacı tarafından yeni bir dava dilekçesi verilerek, dava türü tam eda davası olarak değiştirilmiştir.
Mahkemece davacı vekilince ibraz edilen tam ıslah dilekçesi dikkate alınmaksızın kıdem tazminatı ve ücret dışındaki alacaklar bakımından faiz tarihinin dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm altına alınması gerekli iken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/2550, K. 2019/402, 10 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama