KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/26417 E., 2016/24971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar avukatlarınca istenilmesi ve davalı .... avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.11.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı .... adına vekili Avukat ... geldi. Davalı ... ile karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Öncelikle, şu husus belirtilmelidir ki, UYAP sistemine kaydedilen gerekçeli karar ile fiziki dosya içeriğinde bulunan gerekçeli karar arasında farklılıklar vardır. Ancak, UYAP sistemindeki gerekçeli kararda elektronik imzaların eksik olduğu, fiziki dosya içeriğindeki kararın ise mahkeme hakiminin ve katibin ıslak imzalarını taşıdığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi, fiziki dosya içeriğindeki ıslak imzalı gerekçeli karar esas alınarak yapılmıştır.
Yabancı para cinsinden alacaklarda, karar ve ilam harcının, o yabancı paranın karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca belirlenen efektif satış kuru esas alınarak) hesaplanması gereklidir. Harçlar, kamu düzeni ile ilgili olup görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Dolayısıyla, kamu düzenine ilişkin hususlarda, aleyhe bozma yasağının uygulanmasına imkan yoktur.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, talep doğrultusunda, Amerikan Doları para birimi üzerinden bir kısım işçilik alacakları hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, bakiye ve karar ilam harcının hesaplanmasında yukarıdaki paragrafda açıklanan hususlara aykırı davranıldığı gibi, alınması gereken bakiye karar ve ilam harcının hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekliliğinin de gözardı edildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacı tarafça yatırılmış harç miktarlarının da hüküm sonucunda hatalı belirlendiği görülmektedir.
Davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin belirlenmesi bakımından da, davanın reddedilen değerinin (takdiri indirim sebebiyle reddedilen kısım hariç olmak üzere), karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca belirlenen efektif satış kuru esas alınarak) hesaplanması gereklidir. Bu halde, mahkemece, davalılar lehine, 3.722,12 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasında haklılık oranının gözetilmemesi bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıdaki paragraflarda belirtilen hatalı hususlar, bozma sebebi ise de, hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/26417, K. 2016/24971, 8 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama