KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/3144 E., 2019/205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde şef olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, fazla çalışma ücreti ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, yasal süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Öte yandan, yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmalar açısından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı tanığı ... ile davalı tanıklarının anlatımları doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamından yargılama sırasında üç davacı tanığının dinlendiği tespit edilmektedir.
Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu üç tanıktan sadece bir tanığın anlatımına yer verilmiş, diğer iki tanığın anlatımına neden yer verilmediği yahut bu tanıkların anlatımına neden itibar edilmediği de açıklanmamıştır. Bu bakımdan, dosya kapsamında mevcut bir delilin sebepsiz olarak dikkate alınmaması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece tüm davacı tanıkları ile davalı tanıklarının anlatımları yeniden bir arada değerlendirilmek suretiyle, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktasında bir sonuca varılmalıdır. Ayrıca bu değerlendirme yapılırken, yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre tanıkların davacının çalışma düzenini bilebilecek konumda olup olmadığı, davacı ile aynı dönemde birlikte çalışıp çalışmadığı gibi yönlerin nazara alınması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/3144, K. 2019/205, 8 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama