KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/33567 E., 2017/1859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ödenmeyen ücret alacakları istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yıllık ücretli izin alacağının kabulüne karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde karar, davacının yıllık ücretli izinlerinin ne kadarını kullandığı konusunda beyanları alınarak konunun aydınlatılmasına yönelik olarak bozulmuş; anılan bozma ilamına uyulmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereği yerine getirilmeksizin davacı asilin beyanları alınmadan karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı asile bu konuda ihtaratlı davetiye çıkarılarak bozma gereği yerine getirilmelidir. Hal böyle iken Mahkemece, bozmaya uyulmakla gerçekleşen usuli kazanılmış hak nazara alınarak, hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/33567, K. 2017/1859, 9 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama