KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/4807 E., 2019/4004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsili için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/211 esaslı sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını anılan davanın kabul edildiğini beyanla asıl davada tespit edilen alacakların tahsilini talep etmiştir.
Davalıların cevaplarının özeti:
Davalılar vekili, davacının işe giriş tarihi olarak belirttiği tarihin hatalı olduğunu, iş sözleşmesinden doğan tüm alacaklarının kendisine ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının açmış olduğu asıl davanın bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı, birlikte görülüp görülmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 165/1. maddesi uyarınca, bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine veya dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Somut olayda işbu ek dava ile asıl davada (... Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/211 esas 2014/428 karar sayılı dosyası) tespiti yapılıp hüküm altına alınmayan bir kısım alacakların tahsilinin talep edildiği, ancak söz konusu asıl davada verilen kararın Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, ücrete ilişkin yeterli araştırma yapılmaması ve ıslah için süre verilmemesi gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmakla asıl dava sonucu işbu ek davayı doğrudan etkileyeceğinden mahkemece asıl davadaki bozma sebepleri de dikkate alınarak, asıl ve ek davanın birlikte görülmesi veya sonucunun bekletilmesi gerekip gerekmediği hususları da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/4807, K. 2019/4004, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama