KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/13108 E., 2018/11437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; iş akdine haklı bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının ücret alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca ise taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı işverenin, davacının davalı işyerinde çalıştığı 1 yıl 12 gün süresince, iki ay için ödenen asgari ücret miktarı dışında davacıya ödeme yapıldığını gösteren bir delil sunamadığı ve hesaplanan ücret alacağından dava dilekçesinde davacı vekilinin ödendiğini beyan ettiği 6.000,00 TL 'nin mahsup edilmesi gerektiği kabul edilerek ücret alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, davacının çalışma süresi boyunca sürekli ücretini hiç almamasına ya da eksik almasına karşın çalışmaya devam etmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığından, mahkemece, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asilin çalışma süresi boyunca ne kadar ücret alacağının ödendiği konusunda beyanı alınmadan karar verilmiş olması hatalı olduğu gibi dava dilekçesinde ödendiği kabul edilen ücret miktarı 9.000,00 TL olarak belirtildiği halde hesaplanan ücret alacağı miktarından 6.000,00 TL düşülmesi de hatalı olmuştur. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/13108, K. 2018/11437, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama