KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/13657 E., 2019/11872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen kıdem tazminatı tutarına dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına göre, ihbar tazminatı tutarına ise dava tarihinden itibaren yasal faize göre faiz yürütülmesine karar verilmiş, ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gerekçesiyle ıslah ile talep edilen kısımlar faizsiz olarak hüküm altına alınmıştır.
Ancak, Dairemizin görüşü ıslahla faiz talep edilmemiş olsa dahi dava dilekçesinde talep edilen faiz istemi gereğince ıslah tarihinden itibaren de faiz işletilebileceği yönünde olup, 2017/8 esas sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda: “Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" doğrultusunda karar verilmiştir.
Buna göre; davacı her ne kadar 16.04.2010 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarname ile iş akdinin 15.04.2010 tarihinde feshedilmesi nedeniyle ihtarnamenin tebliğden itibaren 7 gün içinde kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesini isteyerek davalıyı temerrüde düşürmüş ise de, dava dilekçesinde faiz başlangıcına dair bir açıklama ve talepte bulunulmamış olup, taleple bağlılık kuralı gereğince ve yukarıda açıklandığı üzere davacının kabulüne karar verilen alacakları bakımından dava dilekçesi ile istenilen miktara dava, ıslah ile arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde yazılı şekilde verilen karar hatalı bulunup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/13657, K. 2019/11872, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama