KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/14408 E., 2018/20197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, kıdem tazminatı ile prim alacağı ve fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalının cevabının özeti: Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai alacağının hesabı noktasındadır.
Mahkemece, davacı tanıklarının davacının performans primi aldıklarına ilişkin beyanlarının dikkate alındığı belirtilerek bilirkişi tarafından tespit edilen fazla çalışma alacağı hesabından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra kalan alacak miktarının davacının aldığı primden daha fazla miktarda fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı gerekçesiyle fazla mesai talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının aylık sabit ücret + prim karşılığında çalıştığı, özellikle davacı tanıklarının beyanlarındaki hedef tutturulduğunda orana göre prim ödendiği açıklamalarından kotaya bağlı prim usulüyle çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken primlerin daha fazla olduğu belirtilerek fazla mesai ücreti alacağı talebinin reddi hatalıdır.
Burada fazla mesai alacağının hesaplanmasında yapılması gereken, aylık sabit ücret kısmının 1,5 çarpanı ile çarpılarak sonuca ulaşılmalıdır. Mahkemece, fazla mesai ücreti hesaplamasında açıklanan bu hususlara dikkat edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/14408, K. 2018/20197, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama