KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/15587 E., 2018/22319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Belediyeye ait işyerinde dava dışı alt işveren işçisi olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, resmi tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, yasal süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının 01/01/2011-31/12/2014 tarihleri arasında asıl işverene ait işyerinde değişen alt işverenler bünyesinde kesintisiz olarak çalıştığı kabul edilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan tarihler arasındaki sürenin dört yıl yerine beş yıl olarak kabul edildiği, böylece davacının hizmet süresinin hatalı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Hizmet süresinin hatalı olarak belirlenmesi, talep edilen alacaklara ilişkin hesaplamanın da hatalı olması sonucunu doğurmaktadır. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Davacı dava dilekçesinde, davalı Belediyenin asıl işveren, dava dışı şirketin de alt işveren olarak müşterek müteselsil sorumluluk ilkeleri gereğince sorumlu olduğunu ifade etmiş olup, davacı tarafça muvazaa iddiası ileri sürülmediği halde, mahkemece davalı ... ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin işçi teminine yönelik olduğu, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ... sözleşmesinin geçerli olmadığı gerekçesiyle, davacının gerçek işvereninin davalı ... olduğu yönünde karar verilmesi yerinde değildir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz edilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/15587, K. 2018/22319, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama