KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/17994 E., 2018/25824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı, iş akdinin işverence haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının asgari geçim indirimi alacağının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu asgari geçim indirimi alacağının hesabına ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının evli olup olmadığı, çocuğu olup olmadığı ve varsa kaç çocuğu olduğu araştırılmaksızın, farazi olarak evli ve 2 çocuklu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Mahkemece, hesaplama döneminde davacının evli olup olmadığı, eşinin çalışıp çalışmadığı, çocuğu olup olmadığı ve varsa kaç çocuğu olduğu araştırılmaksızın yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının hizmet süresi taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık konusudur. Davacının işsizlik ödeneği aldığı dönemlerde fiili çalışması olmadığı açık olmakla bu dönemlerin tespit edilerek çalışma süresinden bir başka deyişle tazminat ve alacakların hesaplanmasından dışlanması gerekmektedir. Nitekim Dairemizin aynı mahiyetteki dava dosyalarında da bu görüş benimsenmiştir. (Örneğin Dairemizin 21.3.2017 tarih, 2017/2874 E.-5699 K.; 2017/2889 E.-5700 K. sayılı ilamları ile 9.7.2018 tarih 2017/2892 E.-2018/17381 K. Sayılı ilamları)
Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/17994, K. 2018/25824, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama