KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/26634 E., 2020/116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, işçilik hak ve alacaklarının ödenmemesi ve yasaya aykırı işyeri uygulamaları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının beyanlarının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, herhangi birinin davacının dilekçesinde iddia ettiği işçilik alacaklarını hiçe sayan bir kurumda 10 yıl çalışmasının mümkün olmadığını, davacının hak ettiği fazla mesai ücretlerinin her ay maaşlarına yansıtıldığını, işten ayrılırken davacıya tüm haklarının ödendiğini, hiçbir hak ve alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağının hesaplanması noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır.
Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının hizmet alım sözleşmesi yapılan şirketler nezdinde 17/05/2005-26/12/2014 tarihleri arasında 9 yıl 7 ay 9 gün çalıştığı ve 150 gün izin hakkı bulunduğu kabul edilerek hesaplanan yıllık izin ücreti alacağı mahkemece hüküm altına alınmıştır. Davacının uzun yıllar boyunca izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/26634, K. 2020/116, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama