KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/28215 E., 2017/7538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının ... Belediyesinde 17.07.2009-31.01.2015 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmalarının diğer davalı ... Ltd. Şti. üzerinden gösterildiğini,... Ltd. Şti’nin % 99 hissesinin ... Belediyesine kalan % 1 hissesinin de ... Belediye Başkanına ait olduğunu, ...üzerinden işçi çalıştırılmasının muvazaaya dayandığını, davacının iş sözleşmesinin geçersiz nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tesbiti ile davacının gerçek işvereni belediyedeki işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasının özeti:
Davalı ... vekili, davalı şirket ile aralarında muvazaa olmadığını, hizmet alımına dayalı husumet itirazında bulunduklarını; davalı şirket vekili, davacının iş akdine ihale dönemi bittiğinden geçerli nedenle son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanılmaksızın, yazılı fesih bildirimi yapılmadan ve 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki şekle aykırı olarak feshedildiği, davalılar arasında kanuni asıl işveren - alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, ilişkinin muvazaaya dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkete işe iadesine, mali sonuçlardan davalıların müşterek müteselsil sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Öncelikle; toplanan deliller ve fesih sebebine göre işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığına dair Mahkemenin tespiti yerinde görülmüş olup davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya kapsamından; davacının 17.01.2009-31.01.2015 tarihleri arasında davalı ...'ye ait büro işleri, park bahçe işleri, temizlik işi gibi çeşitli işlerde hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığı anlaşılmaktadır. ... Kurumu kayıtlarına göre davacının, davalı ... işyerinde ilk olarak 17.01.2009 tarihinde dava dışı ... Teknik ve Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti. nezdinde çalışmaya başladığı, 31.12.2013 tarihine kadar bu işveren nezdinde; sonra 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında dava dışı .... Ltd. Şti'de, 01.01.2015-31.01.2015 tarihleri arasında ise davalı şirket nezdinde çalışmıştır. Mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılmış ise de. (Kapatılan) Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih ve 2013/7776 -2014/512 E.-K. Sayılı.
27.6.2013 tarih ve 2013/5017 -2013/12102 E.-K. sayılı ilamları gibi kesinleşmiş kararlar ile davalı ... ile dava dışı ... Teknik ve Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varılmıştır. Yine, (Kapatılan) Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/33660, 2015/33714 ve 2016/7737 E.sayılı ilamları gibi pek çok kararda da davalı ... ile davalı Şirket arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde atıfta bulunulan alt işverene işe iade kararı verildiği halde onanan dosyalarda ise davacı temyizinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyaya emsal olarak sunulan tanık beyanları ile de çalışılan süre içerisinde emir ve talimatların davalı ... yetkililerinden alındığı, çalışma şartlarını davalı Belediyenin belirlediği ve işin yapılması sırasında kullanılan araçların da davalı Belediyeye ait olduğu belirlenmiştir.
Bu tespitlere göre, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve yasal olmayan bir alt işverenlik kurulduğu anlaşılmakla davacının gerçek işveren ... Belediyesi işyerine iadesi gerekmektedir. Ayrıca davalı şirket de muvazaalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır. Açıklanan nedenler ile davacı ve davalı şirketin bu yönü kapsayan temyiz itirazları yerinde bulunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/28215, K. 2017/7538, 3 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama