KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/31146 E., 2018/16065 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Mahkemesi
- ... 8. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- ... 2. İş Mahkemesi
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... ... ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ve iş akdine geçerli bir neden bulunmadan son verildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve işe iadenin mali sonuçlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkeme Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, feshin geçerli bir sebebinin bulunmadığı, davalı işverenler arasındaki sözleşmeler de incelendiğinde davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu 2/6. maddesi uyarınca asıl/alt işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne;
davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, davacının kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için davalı işverene başvurması halinde işverence işe başlatılmaması durumunda işçinin kıdemi ve fesih sebebi göz önünde bulundurularak takdiren 5 aylık ücret tutarındaki tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine, davacının süresi içerisinde işverene başvurması halinde mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının kendisine ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
İstinaf :
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 madde son cümlesi uyarınca asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğu, bu nedenle ücret, işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esas olduğundan ve Kanunda geçen “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1) b)1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı ... ... ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. vekili temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davalı işverence, feshin geçerli bir nedene dayalı olduğu isatlanamadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince davacının hangi davalı işveren nezdinde işe iadesine karar verildiği ve işe iadenin mali sonuçlarından kimin sorumlu olduğu belirtilmemiştir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince davalılar arasında 4857 Sayılı İş kanunu 2/6. maddesi uyarınca asıl/alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilmiş olup dosya içeriğine göre ve temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında bu kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, feshin geçersizliğine ve davacının alt işverenin işyerine işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken işe iadeden, işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu olduğu belirtilmeden hüküm kurulması hatalı bulunmuştur.
Açıklanan nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olması da doğru bulunmamıştır.
Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/31146, K. 2018/16065, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama