KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/31410 E., 2017/8295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı asıl işveren... Bakanlığına ait ... Devlet Hastanesi'nde, değişen alt işverenler nezdinde 2007 tarihinden itibaren güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken 31.12.2014 tarihinde haksız ve geçersiz olarak iş akdinin feshedildiğini beyanla, asıl işveren Sağlık Bakanlığı nezdinde işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı ... Bakanlığı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Gerekçe:
Kararın davalı...Bakanlığı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 09.02.2016 tarihli ilamıyla; son alt işveren olarak görünen şirketin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra, Mahkemece davalı Bakanlık ile taşeron şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı incelenerek, muvazaalı olmadığının tespiti halinde, son alt işverenin fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle işçi sayısı tespit edilerek, sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle, son alt işveren ...Özel Güvenlik Hiz. Ltd. Şti davaya dahil edilerek, akdin fesih tarihi itibariyle Türkiyenin farklı illerindeki iş yerlerinde çalışan sayısının 30 dan fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda ise; davacının iş akdinin belirli süreli olduğu, davalı İdarenin ihale makamı konumunda bulunduğu, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na uygun kurulan asıl ve alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
1-Davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı uyuşmazlık noktasıdır.
Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif sebeplerinin bulunması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır.
Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif şartlara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir sebep olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
Esaslı sebebe dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. İş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur. İş sözleşmelerinin belirsiz süreli olması asıl, belirli süreli olması istisnadır.
Kanunda belirli süreli işlerle, belirli bir işin tamamlanması veya belli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif şartlara bağlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilecektir.
Dosya kapsamına göre, davacı özel güvenlik elemanı olup, yaklaşık 8 yıldır işyerinde çalışmaktadır. Yaptığı iş, devamlılık arz eden bir iştir. Sözleşmenin belirli süreli yapılmasını gerektirir, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullardan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu sebeple taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kabul edilmesi gerekir. Kaldı ki bu husus bozma ilamı kapsamında da değildir.
2-Davacı işçi, davalı ... Bakanlığına bağlı hastanede, davalı alt işveren şirketler işçisi olarak çalışmıştır. Asıl işveren ile alt işverenler arasında imzalanan sözleşmeye konu güvenlik hizmeti alım işi, yardımcı işlerden olup, üçüncü kişilere gördürülmesi mümkün işlerdendir. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olarak kurulduğu ve muvazaaya dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde, davalı Bakanlık ile dahili davalı alt işveren şirket arasında, asıl işveren- alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olarak kurulduğu ve muvazaaya dayanmadığı, davacının iş sözleşmesinin alt işverence geçerli veya haklı bir sebep bulunmadan feshedildiği anlaşıldığından, feshin geçersizliğiyle, davacı işçinin alt işverenin işyerindeki işine iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirlenmesine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde kabulle sonuca gidilmesi hatalı görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/31410, K. 2017/8295, 11 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama