KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/36942 E., 2017/18274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2017
- Mahkemesi
- . Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1999 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 27/03/2016 tarihinde davalı işveren tarafından geçersiz olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin işletmenin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle geçerli nedenle son çare olarak feshedildiğini, ABD hükümetinin iş gücü fazlalığı oluşturan çalışanlar için ayrılan kaynağın 27.03.2016 tarihinden itibaren sağlanamayacağını bildirdiğini, bu nedenle son çare olarak fesih yoluna gidildiğini, Toplu İş Sözleşmesi madde 35/C/a/3’e uygun davranıldığını, davacının iş sözleşmesinin feshi konusunda gönüllü olduğunu, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalı işyerinde 01.05.2001 tarihinde çalışmaya başladığı, iş akdinin 10.03.2016 tarihinde feshedildiği, davacının gönüllü olarak tenkisat sırasında değerlendirilmesi talebinin söz konusu olmadığı, davacının tazminatlarını alabilmek için dilekçe verdiği, davacının iş akdinin feshinin öncesi ve sonrasında çok sayıda yeni işçi alımı yapıldığı, yeni işçi alımı yapılması ve daha sonra bu işçilerin daimi kadroya geçirilmesinin işletmesel kararın uygulanmasında tutarlılık ve feshin son çare olması ilkelerine aykırı olduğu, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının iş akdininn feshinin geçersiz olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde ve karar gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaat ve sonucuna varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı Yasanın 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının kıdemine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/36942, K. 2017/18274, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama