İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37516 K.2017/22743

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/10/2017 Salı günü tayin edilerek…

Esas2017/37516Karar2017/22743Tarih24 Ekim 2017Okuma6 dk · 1.135 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2017/37516 E., 2017/22743 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.135 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına ise kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 21/01/2016 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Somut uyuşmazlıkta, bozmadan önce tesis edilen 25/04/2014 tarihli mahkeme kararında, dosyaya sunulan istifa dilekçesinin tarihsiz olması sebebiyle itibar edilemeyeceği, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle işçi tarafından feshedildiği, davacının sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı itibariyle emeklilik koşullarını sağladığı gerekçesiyle, kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.

Dairemizin 21/01/2016 tarihli bozma ilamında, “...Dosya kapsamından, fesih tarihinin 07.10.2010 olmasına rağmen davanın 04.05.2012 tarihinde açıldığı dolayısıyla davacının makul sürede emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını ifade etmediği gibi aynı süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ederek emekliliğe hak kazanıp kazanmadığının tespitine ilişkin bir talepte de bulunmadığı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği açıklanmıştır.

Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek, kıdem tazminatı talebi reddedilmiş ise de, bozma ilamının maddi hata içerdiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dosyaya sunulan ve tarih bilgisi içermeyen imzalı dilekçede “...gördüğüm lüzum üzerine işyerinden istifa ediyorum. İstifamın kabulüne karar verilmesini arz ederim” ifadeleri yazılıdır.

Davacı vekili, bu belgenin işe girişte imzalatılan matbu bir belge olduğunu, tarih bilgisi içermediğini, geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurmasına rağmen eksik gün sebebiyle yaşlılık aylığı bağlanamadığını iddia etmiştir. Bu iddia karşısında, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan davacının talepte bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği açıktır.

Bozma ilamında ise, bahsi geçen hususa ilişkin araştırmaya yönelik bir bozma sebebine yer verilmemesi, maddi hatadan kaynaklanmaktadır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.

Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan tahsis dosyası celp edilmiştir. Tahsis dosyasının incelenmesinden, davacının fesih tarihi olan 07/10/2010 tarihinden kısa süre sonra, 21/10/2010 tarihli dilekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurarak, yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunduğu; bu talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 25/10/2010 tarihli yazısı ile, işçinin toplam 4421 prim ödeme gün sayısının bulunduğu ve fakat 5000 prim gün sayısının tamamlanmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacının 21/10/2010 tarihli yaşlılık aylığı tahsisi talebi kurumca prim ödeme gün sayısı sebebiyle reddedilmiş ise de, fesih tarihi itibariyle 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim ödeme koşullarının sağlanmış olduğu açıktır.

Davacının 07/10/2010 tarihinden kısa süre sonra, 21/10/2010 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurmuş olduğu ve fesih tarihi itibariyle de kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aranan 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim ödeme koşullarını sağladığı ve böylece feshin emeklilik nedenine dayandığı sabit olmakla, kıdem tazminatının hüküm altına alınması gereklidir.

Her ne kadar, davacının 23/12/2010 tarihinde dava dışı bir işverene ait işyerinde çalışmaya başladığı görülmekte ise de, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/1-5 maddesindeki düzenleme açısından, kanun koyucunun amacı, işçinin çalışma yaşamını aktif olarak sonlandırması değildir.

Kanunen tanınmış emeklilik sebebiyle fesih hakkının kullanılması akabinde, başka bir işyerinde çalışılmaya başlanılması, emeklilik sebebiyle fesih hakkının kötüye kullanımı olarak değerlendirilemez.

Anılan sebeplerle, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilerek, alacak mahkemenin 25/04/2014 tarihli kararındaki gibi hüküm altına alınmalıdır. Ancak, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme koşullarının sağlandığına ilişkin belgenin, fesihte işverene sunulmamış olmasına göre, kıdem tazminatına iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün değildir. İşverenin dava tarihinden önce, noterlikten keşide edilen ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü gözetilerek, kıdem tazminatına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmelidir.

3-Dosyaya sunulan 12/11/2010 tarihli davacı işçi imzalı makbuzda, davacıya 7.000,00 TL hafta tatili ücreti ve 3.500,00 TL yıllık izin ücreti alacağı ödendiği yazılıdır.

Bozmadan önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zamanaşımı savunması nazara alınarak, yüzde otuz oranda indirim de uygulanarak, hafta tatili ücreti alacağı net 1.286,64 TL tutarında hesaplanmış ve makbuzda yazılı hafta tatili ücreti ödemesinin mahsubu sonrasında hafta tatili ücreti alacağının kalmadığı mütalaa edilmiştir.

Yıllık izin ücreti alacağı bakımından ise, hesaplanan 6.804,04 TL’den, makbuzda yazılı yıllık izin ücreti ödemesi mahsup edilerek, bakiye alacağın 3.304,04 TL olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanmıştır. Bozmadan önce tesis edilen 25/04/2014 tarihli mahkeme kararında, bu bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesis edilmiştir.

Dairemizin 21/01/2016 tarihli bozma ilamında, makbuzda yazılı hafta tatili ücreti ödemesinden, bilirkişi raporunda hesaplanan hafta tatili ücretinin düşümü sonrasında arta kalan ödemenin diğer alacaklardan mahsubu gerektiği açıklanmıştır.

Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek, makbuzda yazılı 7.000,00 TL hafta tatili ücreti ödemesinden, öncelikle, hesaplanan hafta tatili ücreti alacağı (net 1.286,64 TL) mahsup edilmiş, kalan tutar ise, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarından düşülmüştür.

Mahkeme kararı bozma ilamına uygun olmakla birlikte, bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; olaya uygulanacak mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 85. maddesinde “Birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir.

Borçlu beyanatta bulunmadığı surette vukubulan tediye kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda irae ettiği borca mahsup edilmiş olur.” hükmü bulunmaktadır. Tartışmaya konu, 12/11/2010 tarihli makbuzda, hangi miktarın hangi alacak için ödendiği açıkça belirtilmiştir.

Dolayısıyla, zamanaşımı savunması nazara alınarak ve indirim uygulanarak hesaplanan hafta tatili ücreti alacağının, makbuzda yazılı ödeme tutarından daha az çıkmış olması sebebiyle, artan ödemenin dava konusu diğer alacaklardan mahsup edilmesi kanuna aykırıdır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.

Anılan sebeple, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları, mahkemenin 25/04/2014 tarihli kararındaki gibi hüküm altına alınmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/37516, K. 2017/22743, 24 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/37516
Karar No
2017/22743
Tarih
24 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37526 K.2017/20274
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37527 K.2017/22405
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37537 K.2017/20720
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37543 K.2017/21541
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37544 K.2017/21542
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/37549 K.2017/20721

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.