KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/39265 E., 2017/20128 K.·Bölge Adliye
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Mahkemesi
- ... 8. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işletmesel karar nedeniyle geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok beş aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, boşta geçen süre ücretinin yasa gereği 4 aydan fazla belirlenemeyeceği ve işe başlatmama tazminatının miktarının 5 aylık brüt ücret tutarında belirlendiği ancak kısa kararda maddi hata yapıldığından gerekçeli kararla hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğu anlaşıldığından bunun yerinde düzeltilebilir maddi hata olduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesinin de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır.
Yargılama süreci dört aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre dört aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir.
Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca boşta geçen süre için dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak en çok beş aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile hatalıdır.
Ayrıca işe başlatmama tazminatının davacının kıdemine göre 5 aylık ücret tutarında belirlenmesi gerektiği halde 4 aylık ücret tutarında belirlenmesi davacının istinaf yoluna ve temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince kısa karar ile gerekçeli karardaki gerekçe ve hüküm arasındaki çelişkinin maddi hataya dayandığına yönelik tespiti yerinde değildir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/39265, K. 2017/20128, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama