KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/42222 E., 2020/8980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalı Bakanlığa bağlı Çocuk Yuvasında bakıcı anne olarak çalıştığını, kayden işi ihale ile alan alt işverenler bünyesinde sigortalı gösterildiğini, alt işverenler değişse dahi davacının aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin işyerinin kapandığı gerekçesiyle haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, resmi tatil ulusal ve dini bayram günü çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur. Somut uyuşmazlıkta, davacı tanığının anlatımına göre hesaplanan fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti hüküm altına alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tek davacı tanığının anlatımına göre davacının 01.01.2008 - 30.06.2009 tarihleri arasında dünde 16 saat çalışarak, haftada 39 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de, davacı dava dilekçesinde 2007-2008 yıllarında bir buçuk yıl günde 16 saat çalıştığını, 2009 yılından sonra ise 3 vardiya şeklinde çalıştığını ileri sürmüştür. Tanığın anlatımı ile davacının dava dilekçesi örtüşmemektedir.
Bu bakımdan davacının iddia ve talebini aşacak şekilde, 2009 yılında haftada 39 saat fazla çalışma yapıldığının kabulü hatalıdır. Ayrıca, davacı tanığının sürekli olarak davacı ile birlikte aynı yuvada çalışıp çalışmadığı, davacının çalışma düzenini bilebilecek durumda olup olmadığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan hesaplanan fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması isabetli değildir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/42222, K. 2020/8980, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama