KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/42923 E., 2017/24298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2017
- Bölge adliye mahkemesi
- ... 5. Hukuk Dairesi
- Davatürü
- İŞEİADE
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Telekom Kominikasyon AŞ. vekili ve Dahili davalı ...ve Müşteri Hizmetleri AŞ. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ...ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. nin alt işveren diğer davalının ise asıl işveren olduğu Türk Telekom Operatörlü Çağrı Merkezinde müşteri hizmetleri temsilcisi olarak çalıştığını, taraflar arasındaki asıl alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine sendikal ve sosyal hakları ile toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili, taraflar arasında muvazaadan söz edilemeyeceğini, davacının davranışları nedeniyle hakkında tutulan tutanaklar çerçevesinde iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...Ş. vekili, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, davacının üye olduğu sendikanın işyerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının davalı ... ve Müşteri Hizmetleri A.Ş’deki işe iadesine, davacının yasal süresi içinde işverene başvurmasına rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, aynı süre içinde işverene başvuru halinde kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararının doğru olduğu kanaatine varılarak, davalıların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yasal süresi içinde davalı ...Ş. vekili ile davalı Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Kanunda kullanılan “birlikte sorumluluk” deyiminden, müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.Asıl işverenin, İş Kanunu’nun 2. maddesinden doğan sorumluluğu, işe iade davasının mali sonuçları yönünden de geçerlidir.
Geçerli ve usulüne uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisinde, işçiyi işe iade yükümlülüğü alt işverene ait ise de; işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattan ve işçinin dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden asıl işveren ve alt işveren birlikte sorumludur.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu değerlendirilerek,
feshin geçersizliğine, davacının alt işverene ait işyerindeki işine iadesine ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi isabetlidir.
Ancak, davalıların yasal süre içinde işe başlatılmaması halinde davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarından da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak, “tazminat miktarının, beş aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine” karar verilmesi ile yetinilmesi hatalıdır.
Sonuç:Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/42923, K. 2017/24298, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama