KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/46521 E., 2018/4270 K.·Bölge Adliye İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ankara 7. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- Konya 2. İş Mahkemesi
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş akdinin işveren tarafından sendikal nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini, işe başlatmama tazminatının sendikal tazminat olarak hüküm altına alınmasını ve boşta geçen süre için ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenlere dayalı olarak feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüyle, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece dinlenen tanık beyanları ve yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayandığı kanaatine varılmıştır. Bölge adliye mahkemesi kararında ise, davacı tanıklarının sendikal fesih iddiasını doğruladıkları, bu nedenle davacının sendikal tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinin de yasal düzenlemelere uygun bulunduğu belirtilmiştir.
Ancak ne var ki; dosyaya intikal eden bilgi ve belgelerle birlikte davacı tanıklarından Harun Göreli (davalıya karşı davası olduğu yönünde beyanı bulunmakta) ile ...’nin (davalıya karşı Dairemizin 2018/302 esas sayılı dosyasında davası bulunmakta) davalı şirketle husumetli olduğu, husumetli olmayan tanık ...’ın görgüye dayalı bilgisi olmadığı ve davacıdan önce işten ayrıldığı gözetildiğinde davacının sendikal nedenle iş akdinin feshedildiği ispatlanamadığından sendikal tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
N.E.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/46521, K. 2018/4270, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama