KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/2169 E., 2018/8038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davaı türü
- ALACAK
- Birleşen dosya
- . İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankada çalışmakta iken sekiz hafta ihbar süresi verilip emekliye sevk edilerek iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, hem asıl dava dosyasında hem de birleştirme kararı verilen Ankara 6. İş Mahkesi 2007/259 esas sayılı dosyada kesinleşen işe iade kararı üzerine davalı işverence işe başlatılmadığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, geride kalan çalışabileceği süreye ilişkin maddi tazminat, fark kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, zamlı iş arama izin ücretini; birleştirme kararı verilen Ankara 11 iş mahkemesi 2011/1128 esas sayılı dosyada ise ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; birleştirme kararı verilen Ankara 6. İş Mahkemesi 2007/259 esas sayılı dosyanın derdestlik sebebi ile reddine karar verilmesini, işe iade kararı sonrasında tazminatların ödendiğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur.
Somut olayda asıl dava ile birleşen davaların ayrı dava olma özelliklerini korumaları nedeniyle asıl davada reddedilen 2.642,34 TL ile birleşen davada reddedilen 11.500,00 TL bakımından davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Bununla beraber bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyize konu olan kararın hüküm kısmında yer alan "Davalı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 2.237,08 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine ."rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine "Davalı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince asıl dava için reddedilen kısım yönünden hesaplanan 1.980,00 TL vekalet ücreti ile birleşen dava için reddedilen kısım yönünden hesaplanan 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" rakam ve
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/2169, K. 2018/8038, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama