KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/6013 E., 2018/12820 K.·Bölge Adliye
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde takım lideri olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca iş yasasından ve sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak müvekkiline iftira atıldığını ve mobbing uygulandığını; iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiğini belirterek müvekkilinin iş akdinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine ve 4 aylık ücreti ile diğer işçilik alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının, işyerinde, çalışma arkadaşlarının gıyabında ağır küfürler ettiğini, bu durumun tutanakla tespit edildiğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının işyerinde küfür ettiği söylenmiş ise de bu eylem hakkında herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığı, küfürlü konuşmalara ilişkin tutanak tutulduğu belirtilmekle birlikte dosyada tutanağın bulunmadığı, davalı tanığı haricinde diğer tanıkların, davacının küfürlü konuşmalarına tanık olmadıklarını beyan ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilince gıyapta küfre maruz kaldığı iddia edilen Özlem Tunay ile Ersoy Kurşun'un tanık olarak gösterilmediğinden, davalının dinlenen ve 3. kişi konumunda olan diğer tanık beyanlarına, özellikle davacı hakkında şikayet dilekçesi veren ve tanık olarak tutanağı imzalayıp, halen işyerinde çalışan ve davacının işine son verildikten sonra takım lideri olarak terfi ettirilen ...'ın tanıklığına itibar edilmemesinin yerinde olup, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaat ve sonucuna varılarak yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı H.M.K.'nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda, davacının işyerinde çalışma arkadaşlarına ve mağaza satış müdürüne gıyabında küfür edip etmediği uyuşmazlık konusudur.
Davalı tanık anlatımlarına ve istinaf dilekçesi ekinde sunulan tutanaklara göre davacının işyerinde diğer çalışanın ve mağaza satış müdürünün gıyabında ağır küfür ettiği sabit olup, işyerindeki çalışma barışını bozduğu, işverenin davacıyla çalışmasının beklenemeyeceği, feshin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/6013, K. 2018/12820, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama