KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/66 E., 2018/2037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin ... Termik Santralinde 10 yıldan fazla süredir resepsiyonist olarak çalıştığını, misafirlerin yemek ve yatak ücretleri için adisyon düzenlediğini, üyesi olduğu sendikanın taraf olduğu TİS te para tahsil etmekle görevlendirilen işçilere aylık çıplak ücretlerinin %10'u oranında kasa tazminatı ödeneceğinin düzenlendiğini, resepsiyonistlere 1999 tarihine kadar bu tazminatın ödendiğini belirterek anılan alacağın hesaplanarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
osya içeriğine göre, mahkemece hüküm altına alınan kasa tazminatı alacağına, 20.02.2015 hakim havaleli bilirkişi ek raporunda gösterilen her ay ücreti için o ayın ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Ancak uygulanan toplu iş sözleşmelerinde kasa tazminatı için ödeme zamanı öngörülmemiştir.
TİS'te ücret alacağı için düzenlenen temmerrüt tarihlerinin bu alacağa uygulanması mümkün olmadığı gibi dosya içerisinde, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair belge de bulunmamaktadır. Bu sebeple hüküm altına alınan alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması hatalıdır.
Ne varki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/66, K. 2018/2037, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama