KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/761 E., 2018/5997 K.·Bölge Adliye İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Mahkemesi
- Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 07/11/2014-31/12/2015 tarihleri arasında diğer davalı şirket bünyesinde ancak TRT’ye ait işyerinde editör-sosyal medya yöneticisi olarak çalıştığını, işe alınma, aktin feshi işlemlerinin TRT tarafından yapıldığını,TRT personelinin emir ve talimatları altında çalıştığını, yönetim hakkının TRT’de olduğunu, sadece sigortanın davalı şirket üzerinde gösterildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin işçi teminine yönelik ve muvazalı olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile TRT bünyesinde işe iadesine, olmadığı takdirde şirket bünyesinde işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı TRT vekili, 2954 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca kurumda iş akti ile personel çalıştırılmasının mümkün olmadığını, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin doğrudan temin yöntemine dair özel hukuk sözleşmesi olduğunu, davalı kurumun işveren sıfatının bulunmadığından, husumet yöneltilemeyeceğini, davacının belirli süreli sözleşmelerle çalıştığını, son olarak sözleşme süresinin 29/12/2015 tarihinde dolması nedeniyle aktin sonaerdiğini, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesi tarafından davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazalı olduğu, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı TRT’deki işe iadesine karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı TRT vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı TRT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı TRT vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir.
Bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir. Alt işverene yardımcı iş ya da asıl işin bir bölümü, ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir.
4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir.
4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesi TRT Türk kanalında yayınlanan "bekle bizi süper lig" adlı programın sonlandırılması ve harcama kaleminden çıkarılması sebebi ile feshedilmiştir. Mahkemece yazılı fesih bildirimi bulunmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davalılar arasında muvazaa bulunduğunun kabulü isabetli olmamıştır. Zira dosya içerisinde yer alan her iki davalı arasında imzalanan sözleşme konusu.
TRT Türk kanal yapım/ koordinatörlüğünde TRT tarafından belirlenecek yerlerde bir adet personel ile gerçekleştirilecek TRT Türk ''bekle Bizi süper lig'' adlı programda/programlarda Set Görevlisi hizmet alımıdır. Set Görevlisinin görevleri; çekim mekanının hazırlanması sırasında malzemelerin taşınması, program konuklarının karşılanması ve ağırlanması, yayın ile ilgili evrak takibi, yayının işleyişi ile ilgili dökümanların düzenlemesi olarak gösterilmiştir.
Davalı TRT Genel Müdürlüğü 2954 sayılı Yasa gereğince kurumda hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını savunmuştur. Davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin idarenin ihtiyacı doğrultusunda program ile ilgili muhtelif işlerin sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde sağlanmasına yönelik yardımcı iş olarak değerlendirilmesi ve kabulü gerekir.
Yapılan işin niteliği itibariyle davalılar arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/6. ve 7. maddelerine uygun ve geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının alt işveren işyerindeki işine iadesine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/761, K. 2018/5997, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama