KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2018/798 E., 2018/1999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden bulunmaksızın sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek, feshin geçersizliğinin tespiti ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olması nedeniyle davalı Üniversiteye işe iadesine, 6356 sayılı Kanun 25. maddeye uygun olarak 1 yıllık ücreti tutarında sendikal tazminata ve 24. maddeye uygun olarak fesih ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin belirlenmesini talep etmiştir. Davalı isteminin özeti: Davalılar, davanın reddini istemiştir. Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davalı işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayanmadığı, ancak sendikal nedenin varlığının ispatlanamadığı belirtilerek hüküm kurulmuştur.
Karar davalı Üniversite ve davacı temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 21.12.2016 tarihli ve 2016/33317 esas, 2016/21762 karar sayılı ilamı ile feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesi ile bozularak ortadan kaldırılmış ve davacının 1 yıllık ücret tutarında sendikal tazminat ve en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiş, davacının maddi hata talepli dilekçe sunması üzerine,
bu kez Dairemizce, davacı dava dilekçesinde sendikal tazminat yönünden talebini 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar yönünden ise talebini aynı Kanun'un 24. maddesine dayandırmasına karşın bozma ilamında sadece 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre hüküm kurulması talep edilmiş gibi hüküm kurulduğu anlaşıldığından maddi hata talebi kabul edilerek;
dava dilekçesinde hem 6356 sayılı Kanun’un 24. maddesinin uygulanmasını hem de 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca tazminat talep eden davacıya öncelikle “sendika işyeri temsilciliğinin güvencesi”ni düzenleyen 24. maddenin mi uygulanmasını yoksa koşulları farklı 25. maddenin mi uygulanmasını istediği hususunun açıklattırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı asilin 6356 Sayılı Yasa'nın 24. maddesine göre hüküm kurulması talebine göre yargılamaya son verilerek kısa karar oluşturulmuş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bozma öncesi verilen hüküm yeniden kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı asilin 6356 Sayılı Kanun'un 24. maddesine göre hüküm kurulması talebine göre yargılamaya son verilerek kısa karar oluşturulmuş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bozma öncesi verilen hüküm yeniden kurulmuştur.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, 6100 sayılı HMK'nun 298/2.maddesi gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 04.10.2017 tarihli oturumda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbirine aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Hüküm anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak, tereddütsüz olmalıdır.
İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi başlığı ile Kanunda yer alan 24. maddeye göre;
“(1)İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir.
(2)Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay kesin olarak karar verir.
(3)Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır.
(4)İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.
(5)Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır.”
Görüldüğü gibi “işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi”, temsilcisinin feshe karşı korunması 24. maddede ele alınmış olup davacı bozma sonrası 24. maddeye göre hüküm kurulmasını talep etmiş olduğundan, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/798, K. 2018/1999, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama