KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2020/1617 E., 2020/9365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili. iş sözleşmesinin işletmesel karar nedeniyle geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Davalı tarafça iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 352. maddesi gereğince, davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvuru talebinin reddine karar vermiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.03.2017 tarihli bozma ilamı ile bozulmasına, dosyanın bçlge adlye mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyan Bölge adliye Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, kararın davalı vekilinnce temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.01.2018 tarihli ilamı ile karar bozulmuş, bozma ilamına uyan Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu: Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe:Somut olayda, Mahkemece hüküm kısmında davacının davalı altişverendeki işine iadesine karar verilmemesi ve mali yükümlülüklerden davalıların müştereken müteselsilen sorumluluğuna karar verilmemesi hatalıdır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1617, K. 2020/9365, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama