KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/10028 E., 2016/9926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 52/2, 53/1 maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 240 TL adli para cezası
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanı arayarak kendisini emniyet müdürü... ... olarak tanıttığı, katılana kimlik numarasının birilerinin eline geçtiğini, bütün hesaplarının boşaltılacağını, bu nedenle inceleme yaptıklarını söylediği, sanığın yönlendirmesiyle katılanın bankadaki 7.710 TL parasını çekerek sanığın verdiği hesaba havale ettiği, yine sanığın verdiği çeşitli telefon numaralarına kontör olarak para gönderdiği ve katılanın toplam zararının 9.835 TL olduğu iddia olunan olayda;
Sanığın tevilli ikrar içeren savunmaları, katılan beyanı, banka dekontları ve tüm dosya kapsamından sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/10028, K. 2016/9926, 23 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama