İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Ceza Dairesi

YARGITAY · 23. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/19441 K.2016/4383

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2015/19441Karar2016/4383Tarih11 Nisan 2016Okuma4 dk · 798 kelime

KÜNYE

23. Ceza Dairesi 2015/19441 E., 2016/4383 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kamu malına zarar verme, hırsızlık
Hüküm
Beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

798 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın ....Köyü .... mevkiinde bulunan bahçesinin yakınından geçen katılan kurumun içme suyu şebekesine ait yerin 1 metre altından geçen 150'lik tabir edilen demir boruyu yaklaşık 5-6 cm genişliğinde kırdığı ve kırılan yerden zemine çıkan suyu çıktığı yerden yaklaşık 50 metre uzağından teneke yardımı ile toprak altına döşenmiş su borusuna aktardığı ve bu su borusu aracılığıyla gelen suyu 15 dönüm büyüklüğünde ekili arazisinin hemen yanında kazılmış kuyuya akıttığı ve bu su ile arazisini suladığı iddia olunan olayda;

Sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.04.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Daire çoğunluğu ile görüş ayrılığı, sanık ...’a yüklenen suçun sübutuna yönelik olarak mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesine ilişkindir.

Sanığın....Köyü .... mevkiinde bulunan bahçesinin yakınından geçen katılan kurumun içme suyu şebekesine ait yerin 1 mt. altından geçen 150’lik şeklinde tabir edilen demir boruyu yaklaşık 5-6 cm. genişliğinde kırdığı ve kırılan yerden zemine çıkan suyu buradan yaklaşık 50 mt. uzağından teneke yardımı ile toprak altına döşenmiş su borusuna aktardığı ve 15 dönüm büyüklüğündeki ekili arazisinin hemen yanında kazılmış kuyuya akıtarak arazisini sulamak suretiyle müsnet mala zarar verme ve hırsızlık suçlarını işlediği iddiaları davanın konusunu oluşturmaktadır.

Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki savunmalarında; “ 2 yıl önce arazisinin yaklaşık 300 metre üst tarafındaki ormanlık arazide su çıktığını ve araştırması sonucunda ....Belediyesi’ne ait içme suyu şebeke borusunun patlayarak buradan sızdığını tespit ettiğini, köy muhtarının kuruma bildirim yaptığını, kendisinin de Belediye Başkanı’na köy azası ... ile birlikte giderek durumu anlatmasına rağmen tamirat yapmadıklarını, bunun üzerine boşa akan suyu tarlasına gelen kendi suyu ile birleştirerek ilkel şekilde yaptığı teneke ve boru yardımıyla bahçesinin sulamasında kullandığını, orman görevlileri kesim yaptıkları için dal parçalarının düşmesiyle kaçağın örtülmüş olabileceğini” belirterek müsnet suçlamayı reddetmiştir.

Köy Muhtarı Tanık ... beyanında; “ anılan içme suyu hattının birkaç kez daha delindiğini ve bizzat gördüğü bu patlakları müdahale etmeleri için Belediyeye telefonla ve yüz yüze bildirimde bulunduğunu, ancak sanığın arazisine yakın 1 km mesafedeki yerlerdeki su borusunda da patlakların oluştuğunu, kendisinin gördüğü ve ihbar ettiği patlaklarla suça konu yerdeki tahribin aynı olup olmadığını bilmediğini, ancak kendi gördüğü hasarın yol üzerinde ve herkesin dikkatini çekebilecek nitelikte olduğunu, oysa fotoğrafta gördüğü kaçağın kazık çakılı olduğu göründüğünden delinmiş boru ile kendisinin ihbar ettiği yerin farklı olabileceğini”,

Katılan ... Başkanı beyanında; “ hatırlamadığı bir tarihte kendisine gece gelen bir telefonda sudan kaçak olarak yararlanıldığının ihbar edildiğini, ertesi gün zabıta marifetiyle yaptırdığı araştırmada borunun kırılarak su alındığını tespit ettiklerini, daha önceden bildirim yapılmadığı gibi sanığı da tanımadığını, hatta duruşma beklerken sanığın da kendisini tanımadığını,

Tanık ... beyanında; “ sulama kooperatifinin suları kontrol amacıyla görevlendirildiği kişi olduğunu, sanığın kullandığı sulama havuzuna gittiğinde bir borudan havuza su gittiğini gördüğünü, havuza su taşıyan boruyu takip ettiğinde içme suyu borusunun kırıldığını ve buradan akan suyun sanığın havuzuna boru ile taşındığını tespit ettiğini, borunun üzerinde çalı çırpı olduğunu ve üzeri örtülü olduğu için suyun borudan çıkışının görünmediğini, olayı kooperatif başkanına söylediğini,

Tutanak tanığı ... beyanında; “ olayın ertesi günü gittiğinde döşenen beton boruda delik olduğunu ve deliğe bir kazık tıkandığını, buna rağmen su fışkırdığını, baskıdan dolayı kırılma veya çatlama olmayıp 1 inç çapında delik olduğunu, muhtemelen çekiç benzeri bir alet yardımıyla vurmak suretiyle borunun delinmiş olabileceğini düşündüğünü”

Beyan etmişlerdir.

Dosya kapsamındaki deliller bir arada ele alndığında;

08.08.2011 tarihli yazı içeriğinde içme suyu borusunun delik yerine kazık çakıldığı ve üzerinin çalı ve ağaç dalları ile örtülü olarak sanığa ait tarlaya aktığı, 10.08.2011 tarihli olay yeri tutanağında ise yaklaşık 1 metre yeraltından geçen pik içme suyu borusunun metal türü bir cisim ile 5-6 cm. delindiği, sızan suyun 50 metre kadar toprak yüzeyde dere yatağına aktığı, buradan da toprağa yerleştirilen 10 litrelik teneke yardımıyla toprak altına döşenmiş 50’lik su borusuna aktarıldığı ve aşağıdaki ekili arazinin içine indiğinin tespit edildiği, dolayısıyla kasti bir kamu malına zarar verme eyleminden söz edilebileceği gibi suyun taşınmasının çalı çırpı ve ağaç dalları yardımıyla gizlendiğinin saptandığı,

Sanığın katılan kurum ve yetkilisine su borusundaki deliğin tamiri amacıyla defalarca yaptığını belirttiği ihbarların anılan kurum yetkilileri tarafından doğrulanmadığı, köy muhtarının ihbarı yaptığı yerin başka bir hasar mahalli olabileceğini ve muhtemelen farklı olduğunu dile getirdiği çelişkili beyanı, her ne kadar sanık savunması ve bilirkişi raporuna göre kullandığı suyun kendi arazisine yeterli olduğu belirtilmesine rağmen sanığın en az 2 yıl boyunca basit bir düzenek de kurmak suretiyle içme suyunu tarlasında ekili olan ürünlerin sulanması için gösterdiği kullanma iradesi irdelendiğinde TCK. 152/1-d maddesinde düzenlenen sulamaya, içme sularının sağlanmasına yarayan tesislere zarar verme suçunun gerçekleştiği değerlendirilmiştir.

Bu gerekçelerle, mahkemece sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyeti gerekirken, beraatına karar verilmesi nedeniyle temyiz edilen hükmün bozulması yerine beraat kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmemiz mümkün olmamıştır.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/19441, K. 2016/4383, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Ceza Dairesi
Esas No
2015/19441
Karar No
2016/4383
Tarih
11 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/19442 K.2016/9153
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/19443 K.2016/9155
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/19443 K.2016/4887
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/19444 K.2016/14230
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/19444 K.2016/5007
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/19445 K.2016/10912

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.