KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/2011 E., 2015/3762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandrıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sigorta acentası olan sanığın, ...'ın üzerine kayıtlı olan ancak katılan ... tarafından kullanılan ... plakalı araç için sahte karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk ve ferdi kaza sigorta poliçelerini düzenleyerek karşılığında 500 TL aldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan olayda; sanığın savunması, katılan anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemlerinin özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabülde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün ONANMASINA;
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik incelemede ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine inceleme dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin yerine görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 25 gün olarak tayin edilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/2011, K. 2015/3762, 8 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama