KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/2368 E., 2015/3379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...’un suç tarihinden önce ... isimli kişi ile kat karşılığı inşaat yapım iş ortaklığı sözleşmesi imzaladığı, ...’ın sözleşmeye konu daireye katılana devretmek yerine bir başkasına satması nedeniyle taraflar arasında hukuki uyuşmazlık çıktığı, bu hukuki uyuşmazlıktan bir şekilde haberdar olan sanık ...'ın gerçekte avukat olmadığı halde kendisini avukat olarak ismini de Ozan Çelikkol diye tanıtıp, uyuşmazlığı halledeceğini ve uyuşmazlığa konu dairenin tapusunu da katılan adına çıkartacağını söyleyerek katılandan değişik zaman dilimlerinde 47.600 TL para aldığının iddia edildiği somut olayda;
Sanık savunmasına, katılan beyanına, tanık anlatımlarına, Garanti Bankası bankasız havale gönderme fişlerine ve tüm dosya kapsamına göre hileli hareketlerle katılanı aldatan sanığın kendisine haksız yarar sağlamak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatine varılmakla, sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine yönelik kabulde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yine sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde karşılığını bulan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirine hükmedilmediği tespit edilmiş ise de, bu hususun kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasının kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/2368, K. 2015/3379, 8 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama