KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/318 E., 2015/981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında sanığın katılan ...’a yönelik dolandırıcılık eyleminin 06.02.2010 olan suç tarihi belirtilmemiş ise de; mahkemesince bu hususun düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ...'ün herhangi bir hissesi olmamasına rağmen ...Merkez ... köyü 199 nolu parselde 935 m2 yerim var diyerek bu yeri 06.02.2010 tarihinde katılan ...'a, 27.01.2010 tarihinde katılan ...'ye ...Köyü muhtarlığında düzenlediği satış sözleşmesiyle sattığı, karşılığında katılan ...'dan 7.000 TL para aldığı, kalan 7.000 TL'sini sonra almak üzere sözleştikleri, yine sanığın katılan ...'den 15.000 TL para aldığı,
katılanların araştırmaları sonucunda sanığın böyle bir arazide hissesinin bulunmadığını tespit etmeleri üzerine sanığın katılan ...'dan aldığı 4.500 TL'yi katılana iade ettiği, yine sanığın katılan ...’den almış olduğu para karşılığında 5.500 TL değerinde bir inek verdiği, ...Tapu Sicil Müdürlüğü’nden gelen yazıda; ...Merkez... köyü 199 nolu parselde sanık ...'ün herhangi bir hissesinin bulunmadığının bildirildiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak ; TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/318, K. 2015/981, 28 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama