KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/3275 E., 2015/4263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlarla aynı okulda ücretli öğretmenlik yapmakta olan sanığın katılanların bir arada oldukları bir esnada katılanlara hitaben kendilerini milli eğitimde bulunan tanıdıkları vasıtasıyla kadrolu öğretmen olarak atayabileceğini, bunun için para lazım olduğunu söyleyerek katılanları ikna ettiği ve katılanlardan muhtelif tarihlerde toplamda yaklaşık 15.000 TL aldığı ve bu şekilde katılanları dolandırdığı iddia ve kabul olunan olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın katılanlara yönelik olarak aldatma teşkil eden nitelikli yalanı, katılanların bir arada oldukları esnada ve bir defada söylemiş olduğu göz önüne alındığında; eylemin TCK43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturacağı gözetilmeden iki ayrı dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması;
2-TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/3275, K. 2015/4263, 17 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama