KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/4914 E., 2016/1032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- TCK 204/1, 53 maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl hapis,
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
TCK 158/1-f, 52/2, 52/4 maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 23.900 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde ortak iş yapan sanıkların katılan ...'tan yaptıkları alışveriş neticesinde ... Bankasına ait, keşidecisi ... olan, 16/06/2007 İstanbul keşide tarih ve yerli, 11. 950 TL bedelli çeki verdikleri, çek hesabının katılan ...'in kimlik bilgileri kullanılarak sahte olarak açıldığının anlaşılması üzerine sanıkların iştirak halinde bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken. 5237 Sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise.
TCK'nın 52. madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak TCK'nın 52/2. madde hükmü gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken doğrudan elde edilen haksız menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle uygulama yapılmış ise de sonuç ceza değişmeyeceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/4914, K. 2016/1032, 9 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama