KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/5409 E., 2016/2258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
- Hüküm
- 527 sayılı TCK 158/1-j-son, 62 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 11 ay hapis ve 100.000 TL adli para cezası
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'in babası üzerine kayıtlı evi vekalet yolu ile diğer sanık ...'ye sattığı, gayrimenkulün bir kısım bedelinin nakit olarak ödendiği, kalan kısmı için katılan bankadan kredi almak için başvurulduğu, sanık ...'in de kredi sözleşmesini kefil olarak da imzaladığı, bir süre sonra ...'nün işlerinin bozulması nedeniyle kredi taksitlerini ödeyememesi üzerine yapılan araştırma ve icra takibi sonucunda kredi sözleşmesinin ekinde sunulan vergi levhaları, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Levhaları'nın sahte olduğunun anlaşıldığı, sanıkların bankaya sunulan belgelerin muhasebecileri tarafından yapıldığını savunduğu ancak ismini verdikleri muhasebeci bulunamadığı gibi meslek odasına kayıtlı olmadıkları bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edildiği olayda;
Sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
1-Sanıkların bankadan kredi çekerken bu krediyi karşılayacak ölçüde maddi değere sahip bir evi ipotek ettirerek taksitlerin önemli bölümünü ödemiş olmaları nazara alındığında sanıkların haksız menfaat elde etme ve bankayı zarara sokma amaçlarının bulunmaması nedeniyle suç işleme kasıtlarının olmaması,
2-Tüketici kredilerinin sadece vergi levhası ve sicil levhası olan işyeri sahiplerine münhasır olmadığı, alacağını teminat altına alan bankaların bu krediyi herkese verebilecekleri, nitekim katılan bankanın sanık ...'ye verdiği kredi karşılığında eve ipotek koydurmakla yetinmeyip, kredi şözleşmesini sanık ...'de imzalatmak suretiyle alacağını teminat altına aldığı düşünüldüğünde, katılan bankanın zararının bulunmaması ve sahte belgelerle kredi verilmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmaması,
3-Kendisine sunulan belge fotokopilerinin içerikleri konusunda araştırma yapma imkanı bulunan bankanın hiçbir araştırma yapmaması nedeniyle aldatılmasının kendi ihmalinden kaynaklanmış olması,
Hususları birlikte değerlendirildiğinde yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle yazılı şekilde ceza tayini,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/5409, K. 2016/2258, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama