KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/5522 E., 2016/1801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Her iki sanık hakkında; TCK'nın 157/1, 52 maddeleri gereğince ayrı ayrı 1 yıl hapis, 3.000 TL adli para cezası
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların hurdacılık yapan katılanın işyerine gidip bazı hurda malzemelere ihtiyaçları olduğunu söyledikleri, istedikleri malzemelerin satışı konusunda katılanla 2.450 TL'ye anlaştıkları, hurda malzemeler sanıklar tarafından kiralanan kamyona yüklendikten sonra katılanın sanıklarla birlikte yemek yediği, sanık ...'ın parayı alıp geleceğini söyleyerek katılandan 100 TL taksi parası alarak ayrıldığı, bir süre sonra da diğer sanığın kamyona yüklenen hurdalarla birlikte ayrıldığı, böylelikle sanıkların baştan itibaren karşılıksız olarak hurda malzemelerini temin etmek amacıyla hareket etmek suretiyle haksız menfaat temin ettikleri ve katılanın parasını ödemedikleri anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK 53 ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/5522, K. 2016/1801, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama