KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/5794 E., 2016/2275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 62, 52, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası ve mükerrirlere özgü infaz rejimi, mahsup
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın müştekinin şoför olarak çalıştığı taksi durağının telefonunu arayarak kendisini ...'tan ... ismiyle tanıttığı, havaalanına gidip geleceğini söyleyerek taksi çağırdığı, müştekinin taksisiyle belirtilen yere gittiği, sanığın yanına gelen müştekiye “beni ... gönderdi...... havaalanına acilen gitmesi gerekti“ deyip elinde bulunan fotokopi evrakını müştekiye vererek ”bunu ...e götür ben bunun için ...in hesabına 45 TL para yatırdım sen 45 TL'yi bana ver ... sana bu parayı yanına gittiğinde ödeyecek” dediği, müştekinin de 45 TL'yi sanığa inanarak ödediği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen ve Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/5794, K. 2016/2275, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama