KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/6289 E., 2016/2984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52, 58 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile mahkumiyet
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, suç tarihinde yolda karşılaştığı katılanın yanına gelerek, kendisini.. Jandarma Komutanlığı'nda çalışan... astsubay olarak tanıtıp, çocuklarını acilen hastaneye götürmek için paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek, katılanın inanmasını sağladıktan sonra 100 TL alarak ayrıldığı, daha sonra katılanın ... Jandarma Komutanlığı'na gittiğinde böyle bir astsubayın çalışmadığını öğrendiği ve dolandırıldığını anladığı, sanığın bu surette hileli eylemlerle katılandan haksız menfaat temin ettiği, katılan beyanı, teşhis tutanağı, telefon hat sahiplik bilgisi ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde “30 gün” olarak tayin edilmesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07.06.2011 tarih, 2011/9-88 esas, 2011/116 karar sayılı kararına göre, sanığın tekerrüre esas daha ağır mahkumiyeti bulunmasına karşın daha az cezayı içeren hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
a) Hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "30 GÜN" ve “600 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN" ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi,
b) Hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "sanığın ....
Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/05/2009 tarih ve 2009/12 esas, 2009/524 karar sayılı hükmü ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın sanık hakkında tekerrüre esas alınan....
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6289, K. 2016/2984, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama