KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/775 E., 2015/213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, failin kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde nitelikli hali oluşmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde ;
Katılan vekilinin hükümden sonra verdiği dilekçe ile katılanın zararının karşılandığını belirtmiş ise de; zararın hükümden sonra karşılandığı anlaşıldığından tebliğnamede belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin araştırılması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılanın aracını satmaları için galericilik yapan ve birlikte çalışan sanıklara teslim ettiği, aracın satılamaması nedeniyle katılana iade edilmediği gibi sanıkların aracın kendilerine teslim edildiğini inkar ederek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/775, K. 2015/213, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama