KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/776 E., 2015/169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Sanığın, babasının kalp krizi geçirdiğinden ve paraya ihtiyacı olduğundan bahisle, katılandan borç para istediği, katılanın bu talebi kabul etmemesi üzerine, sanığın eşine ait olduğunu belirttiği iki adet altın bileziği cebinden çıkararak katılana teminat olarak verdiği ve katılandan toplam 800 TL borç para aldığı, bir süre sonra babasının öldüğünü söyleyip katılandan yine borç para istediği, katılanın bu defa para vermeyip sanığın verdiği bilezikleri kuyumcuya gösterdiği, bileziklerin sahte olduklarının anlaşıldığı ve bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'nin adli sicil kaydındaki Sulh Ceza Mahkemesi'nin 11/06/2008 gün, 2007/514 Esas, 2008/1099 Karar sayılı kararındaki mahkumiyetlerinin kesin hüküm niteliğinde olup, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/776, K. 2015/169, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama