KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/8694 E., 2016/6473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/4, 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, 19.027 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Resmi olarak evli iken, sanık ...’ın vefat eden babasından ölüm aylığı alabilmek için resmen boşandıkları halde birlikte yaşamaya devam edip, katılan SGK'dan aylık almak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri ve dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Herhangi bir mahkeme tarafından mutlak butlanla malul bir karar olduğuna hükmedilmediği sürece hukuken geçerli olan boşanma kararlarından sonra eski eşlerin bir arada yaşamasını yasaklayan kanuni bir düzenleme bulunmadığından; boşanmanın hileli davranış olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Kaldı ki, Türk Medeni Kanunu'nun 166/3 maddesinde, evliliğin en az bir yıl sürmesi ve eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağı; hakimin, tarafların iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması halinde de boşanmaya hükmolunacağı vurgulanmaktadır. Olaya bu açıdan bakıldığında zikredilen maddeye göre açılan boşanma davalarında yasa, boşanma gerekçesinin doğruluğunu araştırma hususunda boşanma kararını verecek hakime araştırma yetkisi vermediğinden, maaş almak amacı ile yapılan boşanmalar dahi hileli davranış olarak vasıflandırılamaz.
Üstelik 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağı düzenlenmesine karşın bu hususta cezai düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; hukuki düzenlemeler ve ilgili kurum tarafından nüfus idaresi aracılığıyla kontrol ve denetim zorunluluğunun bulunduğu da dikkate alındığında, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/8694, K. 2016/6473, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama