KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/6836 E., 2016/5072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Nitelikli dolandırıcılık suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ... Konut Yapı Kooperatifi, ..., ... ve ...haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/01/2015 tarihli ve 2014/5755 soruşturma, 2015/659 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ...1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/02/2015 tarihli ve 2015/813 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/12/2015 Gün ve 26794/84750 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/01/2016 gün ve 2015/424575 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki ...'in, şüphelilerin yöneticilik yaptıkları ...
Konut Yapı Kooperatifi'nden aldığı B-3 Blok 59 No'lu dairenin kendi adına tahsis edildiği ve kullanımına sunulduğu, bu konuda 31/05/2005 tarihli noter tasdikli daire tahsis belgesinin bulunduğu, şüphelilerin sonradan bu belgeye rağmen aynı daireyi bir başka şahsa da tahsis ettikleri, bu şekilde çifte kayıt yaratılıp kayıtlarda usulsüzlük yapmak suretiyle müştekiyi dolandırdıklarının anlaşılması karşısında, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu,
söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/6836, K. 2016/5072, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama